Geçmiş Sağlık Verilerinin (Tanı ve Raporlar) Silinmesi Talebi: Kurul’un Kırmızı Hattı (Karar: 2020/93)

0
Sosyal medyada paylaşın

Kişisel Verileri Koruma Kurulu (Kurul), 06/02/2020 tarihli bu kararıyla, özellikle psikiyatrik tanılar ve geçmiş sağlık raporlarının “yaşamı olumsuz etkilediği” gerekçesiyle silinmesi taleplerine karşı devletin ve kamunun güvenlik duvarını örmüştür. Karar, bireyin “unutulma hakkı” ile kamunun “sağlık ve güvenlik” menfaati arasındaki çatışmada, sağlık verilerinin korunması rejiminin ne kadar katı olduğunu göstermektedir.


1. Olayın Özeti: Sınavlara Engel Olan Psikiyatrik Tanılar

Şikâyetler: Birden fazla vatandaş, geçmişte konulan psikiyatrik tanıların veya sağlık raporlarının; girdikleri polislik, askerlik gibi sınavlara engel teşkil ettiğini veya kariyerlerini olumsuz etkilediğini belirtmiştir. Bu tanıların “gerçeği yansıtmadığı” veya “sehven konulduğu” iddia edilerek sistemden (e-Nabız/Sağlık Bakanlığı kayıtları) silinmesi talep edilmiştir.

Sağlık Bakanlığı’nın Savunması: * Sağlık verilerinin silinmesi talebi mutlak bir hak değildir; Kanun’un 7. maddesindeki şartlara bağlıdır.

  • Psikiyatrik tanıların silinmesi kamu güvenliği ve kamu düzeni için tehdit oluşturur (Örn: Ruhsal rahatsızlığı olan birinin silah ruhsatı veya ehliyet alabilmesi).
  • Veriler, Kanun’un 6/3 maddesi uyarınca “tıbbi teşhis, tedavi ve kamu sağlığının korunması” amacıyla rızasız işlenmektedir ve bu amaç (işleme şartı) devam etmektedir.

2. Kurulun Hukuki Değerlendirmesi: “İşleme Şartı Ortadan Kalkmadı”

Kurul, şikâyeti KVKK ve “Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik” çerçevesinde analiz ederek şu sonuca varmıştır:

A. Sağlık Verilerinin Özel Statüsü (Md. 6)

Sağlık verileri, rıza olmaksızın sadece “tıbbi teşhis, tedavi, bakım ve kamu sağlığının korunması” amacıyla yetkili kurumlarca işlenebilir.

  • Karar: Bakanlık bu verileri yasal bir görev çerçevesinde işlemektedir. Kişi iyileşmiş olsa bile, tıbbi geçmişinin sistemde kayıtlı olması koruyucu hekimlik ve kamu sağlığı planlaması için gereklidir.

B. Veri Silme Şartları (Md. 7)

Bir verinin silinebilmesi için işlemenin dayandığı tüm yasal şartların ortadan kalkması gerekir.

  • Tespit: Kamu sağlığı ve tıbbi teşhis amacı “sürekli” bir amaçtır. Bu nedenle, geçmiş bir tanının kayıtlarda durması hukuka aykırı değildir. Aksine, bu verilerin silinmesi kamu düzenini bozma riski taşır.

C. “Sehven” (Hatalı) Tanılar İçin Özel Prosedür

Kurul, gerçekten hatalı girilen veriler için kapıyı tamamen kapatmamıştır; ancak bunun yolu KVKK şikâyeti değil, Bakanlığın belirlediği tıbbi kanıtlama sürecidir:

  1. Hekim Beyanı: Tanıyı koyan doktorun hatayı kabul eden yazısı.
  2. Başhekimlik/İl Sağlık Müdürlüğü Onayı: Kayıtların idari olarak incelenmesi.
  3. Heyet Raporu: Bir eğitim araştırma hastanesinden alınacak “böyle bir rahatsızlığı yoktur/olmamıştır” içerikli heyet raporu ile İl Sağlık Müdürlüğü’ne başvuru.

3. Karar Sonucu: “İşlem Yapılmasına Yer Olmadığı”

Kurul inceleme neticesinde;

  1. Sağlık verilerinin işleme şartlarının (kamu sağlığı, tıbbi teşhis vb.) ortadan kalkmadığı,
  2. Bu verilerin Bakanlık tarafından yasal yetki çerçevesinde işlendiği,
  3. Şikâyetçilerin “silme” taleplerinin yasal şartları taşımadığı,Gerekçeleriyle, Kanun kapsamında yapılacak bir işlem olmadığına karar vermiştir.

4. Özgür Eralp Perspektifi: “Sağlık Kaydı Dijital Bir İz Değil, Kamu Tapusudur”

Bilişim ve sağlık hukuku tecrübemizde, vatandaşların “e-Nabız’da her istediğimi silebilmeliyim” yanılgısına düştüğünü görüyoruz. Ancak sağlık verisi, sadece size ait bir bilgi değil; devletin sizinle ilgili alacağı kararlarda (askerlik, ehliyet, işe alım) kullandığı bir “kamu kayıt envanteri”dir.

Bir yatırımcı avukat vizyonuyla uyarım şudur: Eğer geçmişteki bir tanının kariyerinize engel olduğunu düşünüyorsanız, Kurul’a “kişisel verim işleniyor, silin” diye başvurmak sonuç vermeyecektir. İzlemeniz gereken yol; söz konusu tanının tıbben hatalı olduğunu (sehven girildiğini) uzman hekim raporlarıyla ispatlayıp Sağlık Bakanlığı’nın idari itiraz mekanizmasını kullanmaktır. Kurul, “tıbbi bir teşhisin doğruluğunu” denetleme yetkisine sahip değildir; o sadece “veri işleme şartı var mı?” sorusuna bakar. Ve bu kararda da dediği gibi: Sağlık verisini tutmak için yasal şart (kamu sağlığı) her zaman mevcuttur.


Sıkça Sorulan Sosyal Sorular

1. e-Nabız’daki geçmiş psikiyatrik tanımı sildirebilir miyim?

Sadece “keyfi” olarak veya “sınava gireceğim” diyerek sildiremezsiniz. Ancak tanının gerçekten hatalı (başka bir hastayla karışma, yanlış giriş vb.) olduğunu raporla ispatlarsanız Bakanlık prosedürüyle sildirebilirsiniz.

2. Verilerimin silinmesi “Unutulma Hakkı” kapsamında değil mi?

Unutulma hakkı genellikle arama motorlarındaki haberler için geçerlidir. Kamu sağlığını ve güvenliğini ilgilendiren resmi sağlık kayıtlarında unutulma hakkı, “kamu yararı” duvarına çarpar.

3. “Sehven konulan tanı” ne demektir?

Doktorun sisteme veri girerken yanlış kodu seçmesi veya yanlış hastanın ekranına işlem yapmasıdır. Bu durum kanıtlanırsa veri “yanlış işleme” kapsamına girer ve düzeltilir/silinir.

4. 2026 yılı itibarıyla sağlık verileri üzerinde tam kontrolümüz var mı?

Hayır. Kendi verilerinizi “gizleme” hakkınız (kimlerin görebileceğini kısıtlama) gelişmiş olsa da, devletin bu verileri sistemde muhafaza etme yetkisi KVKK Madde 6/3 ile korunmaya devam etmektedir.

5. Silah ruhsatı alırken eski tanıların çıkması hukuka aykırı mı?

Hayır. Tam tersine, bu verilerin saklanma amaçlarından biri de budur. Kamu güvenliğini korumak adına devletin bu verilere erişmesi “hukuki yükümlülük” ve “kamu yararı” kapsamındadır.


Kaynaklar


Etiketler

KVKK, Sağlık Verilerinin Silinmesi, Psikiyatrik Tanı, e-Nabız Kayıtları, Kamu Güvenliği, Sehven Konulan Tanı, 2020/93 Sayılı Karar, Bilişim Hukuku, Özgür Eralp, Veri Düzeltme Hakkı, Sağlık Bakanlığı, Özel Nitelikli Veri İşleme Şartları

Bir yanıt yazın