Basın Özgürlüğü mü, Hasta Mahremiyeti mi? Gazeteye 125.000 TL Ceza (Karar: 2019/372)

Sosyal medyada paylaşın

Kişisel Verileri Koruma Kurulu (Kurul), 09/12/2019 tarihli bu sarsıcı kararıyla, medya sektöründe “haber değeri” ile “kişisel mahremiyet” arasındaki sınırın nerede bittiğini net bir şekilde çizmiştir. Karar, özellikle kişinin kendisinden bile saklanan hassas sağlık verilerinin basın yoluyla ifşa edilmesinin yol açtığı insani trajediyi ve hukuki yaptırımı ele almaktadır.


1. Olayın Özeti: Hastalığını Gazeteden Öğrenen Baba

Olay: Bir gazetenin köşe yazısında, bir kamu görevlisinin oğlundan bahsedilirken, babasının (ilgili kişinin) “kanser tedavisi görmesi nedeniyle görevine ara verdiği” bilgisine yer verilmiştir.

Trajik Boyut: İlgili kişi, o tarihe kadar kanser olduğunu bilmemektedir. Ailesi, moralinin bozulmaması ve psikolojik yıkım yaşamaması için bu teşhisi kendisinden saklamıştır. Ancak haberin yayımlanmasıyla birlikte;

  • Üçüncü kişiler “geçmiş olsun” diye aramaya başlamış,
  • İlgili kişi ölüm korkusuyla psikolojik tedaviye muhtaç hale gelmiş,
  • Ailesiyle iletişimini kesmiş ve daha da kötüsü kanser tedavisini reddetmiştir.

2. Kurulun Hukuki Değerlendirmesi: “Kamu Yararı Mahremiyeti Ezmemeli”

Kurul, bu hassas dosyayı KVKK’nın istisna maddeleri (istisnalar genellikle basın faaliyetlerini korur) üzerinden titizlikle incelemiştir:

A. Basın İstisnası ve Sınırları (Md. 28)

Normal şartlarda KVKK Madde 28/1-c, “ifade özgürlüğü” kapsamındaki sanat, tarih, edebiyat veya bilimsel amaçlı ya da ifade özgürlüğü kapsamındaki veri işlemeyi Kanun dışı tutar. Ancak bu muafiyet mutlak değildir.

  • Kamu Yararı Testi: Kurul, bir kişinin “kanser olduğu” bilgisinin köşe yazısında paylaşılmasında halihazırda bir kamu yararı bulunmadığına hükmetmiştir. Kişinin sağlık durumu, toplumun bilmesi gereken elzem bir bilgi değildir.

B. Çatışan Haklar: İfade Özgürlüğü vs. Kişilik Hakları

Kurul, çatışan iki anayasal hak arasında dengeleme yapmıştır. Somut olayda, kişinin “sağlık verilerinin mahremiyeti” ve “kişilik haklarının”, gazetenin “ifade özgürlüğünden” çok daha üstün geldiği sonucuna varılmıştır.

C. Özel Nitelikli Verilerin Korunması (Md. 6)

Sağlık verileri, Kanun’un 6. maddesi uyarınca “Özel Nitelikli Kişisel Veri”dir. Bu verilerin işlenmesi için ya kişinin açık rızası olmalı ya da kanunlarda öngörülen çok sınırlı sağlık hizmeti istisnaları bulunmalıdır. Gazetenin bu veriyi bir köşe yazısında meze yapması, hiçbir işleme şartına dayanmayan ağır bir ihlaldir.


3. Karar Sonucu: 125.000 TL İdari Para Cezası

Kurul inceleme neticesinde;

  • İlgili kişinin en hassas verisi olan sağlık verisini, herhangi bir hukuki dayanak ve kamu yararı olmaksızın yayımlayan,
  • Bu yayınla kişinin tedavi sürecini ve psikolojik sağlığını ağır şekilde zedeleyen,
  • Veri güvenliği yükümlülüğünü (Md. 12/1-a) ihlal eden,Gazete hakkında 125.000 TL (2019 yılı değerleri) idari para cezası uygulanmasına karar vermiştir.

4. Özgür Eralp Perspektifi: “Haberin Sınırı, İnsanın Canına Değmemelidir”

Bilişim ve medya hukuku alanındaki tecrübemizde, basın kuruluşlarının “halkın haber alma hakkı” zırhının arkasına sığınarak her türlü mahremiyeti ifşa edebileceklerini sandıklarını görüyoruz. Ancak bu karar, “etik dışı haberciliğe” vurulmuş hukuki bir tokattır. Bir hastanın kendi teşhisini ailesinden önce gazeteden öğrenmesi, modern hukuk sistemlerinde kabul edilemez bir “hizmet kusuru” ve “hak ihlali”dir.

Bir yatırımcı avukat vizyonuyla uyarım şudur: Gazeteler ve dijital yayıncılar, sağlık verileri gibi “kırmızı hat” olarak kabul edilen alanlarda haber yaparken iki kez düşünmelidir. “Babasının kanser olduğu” bilgisini bir magazin detayı gibi köşe yazısına eklemek, ifade özgürlüğü değil, veri güvenliği cinayetidir. Bu karar, basının KVKK’dan tamamen muaf olmadığını, “kamu yararı” kantarının her zaman basından yana ağır basmayacağını gösteren çok değerli bir emsaldir.


Sıkça Sorulan Sorular

1. Gazeteler her istediği haberi yapamaz mı?

İstisnalar olsa da, özellikle sağlık, cinsel hayat veya dini inanç gibi “özel nitelikli” veriler söz konusu olduğunda, haberde gerçek bir “kamu yararı” (toplumu doğrudan ilgilendiren bir durum) yoksa gazete sorumlu tutulur.

2. Sağlık verisi neden bu kadar korunuyor?

Çünkü sağlık verisi sızdığında, bu kararda olduğu gibi kişinin psikolojisi çökebilir, sigorta şirketleri tarafından ayrımcılığa uğrayabilir veya sosyal çevresinde dışlanabilir. Geri dönüşü en zor veri türüdür.

3. “Alenileştirme” burada geçerli olur mu?

Hayır. Kişi hastalığını herkesten saklıyorsa veri “alenileşmemiş” demektir. Gazeteci bu bilgiyi kulaktan dolma bir duyumla veya hukuka aykırı bir sızıntıyla aldıysa, suç katmerlenir.

4. 125.000 TL ceza yeterli mi?

2019 yılı için bu tutar bir gazete için oldukça uyarıcıdır. 2026 yılı güncel limitleriyle bu ceza milyonlarca liraya ulaşabilmektedir. Ayrıca ailenin açacağı manevi tazminat davası bu tutarın çok üzerine çıkabilir.

5. Bir haberde ismimin geçmesi durumunda ne yapabilirim?

Haberde özel nitelikli veriniz veya özel hayatınızın gizliliğini ihlal eden bir unsur varsa; önce gazeteye başvurup içeriğin kaldırılmasını isteyebilir, ardından Kurul’a şikayette bulunabilir ve eş zamanlı olarak “Erişim Engelleme” (Sulh Ceza Hakimliği) talep edebilirsiniz.


Kaynaklar


Etiketler

KVKK, Gazete İhlali, Sağlık Verisi, Mahremiyet, İfade Özgürlüğü, Kamu Yararı, İdari Para Cezası, 2019/372 Sayılı Karar, Bilişim Hukuku, Özgür Eralp, Basın Etiği, Kişilik Hakları, Özel Nitelikli Kişisel Veri