Dilekçe Hakkının Kötüye Kullanımı: Usulsüz Seri Başvurulara Red (Karar: 2020/325)

Sosyal medyada paylaşın

Kişisel Verileri Koruma Kurulu (Kurul), 30/04/2020 tarihli bu kararıyla, kişisel verilerin korunması hukukunda sıkça suistimal edilen “başvuru ve şikâyet” hakkının sınırlarını çizmiştir. Karar, usulüne uygun olmayan başvuruları seri bir şekilde Kurum’a göndererek kamu otoritesini meşgul eden ve bu yolla haksız kazanç sağlama şüphesi uyandıran kişilere karşı hukukun “hakkın kötüye kullanılmasını” korumayacağını tescil etmektedir.


1. Olayın Özeti: Otomatik Bilgi Paylaşımı Tedirginliği ve Seri Dilekçeler

Olay: Bir şahıs (vekil sıfatıyla) ve bazı vatandaşlar, Avrupa ülkeleriyle yapılan “Otomatik Bilgi Paylaşımı” anlaşmaları nedeniyle emeklilik bilgilerinin yurt dışına aktarılmasından endişe duyduklarını belirterek Kurum’a çok sayıda dilekçe göndermiştir. Dilekçelerde, bu bilgilerin kimseyle paylaşılmaması talep edilmiştir.

Süreçteki Usulsüzlükler:

  • Başvuru Yolu Tüketilmedi: Kanun gereği önce ilgili veri sorumlusuna (bu olayda Sosyal Güvenlik Kurumu – SGK) başvurulması gerekirken, doğrudan Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na gidilmiştir.
  • Israrlı Tekrar: Kurum, her seferinde “Önce SGK’ya başvurun, usulünüz eksik” cevabı vermesine rağmen, aynı şahıs tarafından aynı içerikte yüzlerce usulsüz dilekçe gönderilmeye devam edilmiştir.
  • Tehditkar Tutum: Kurum’un “yargı yoluna başvurulacağı” yönündeki uyarılarına rağmen başvurular kesilmemiştir.

2. Kurulun Hukuki Değerlendirmesi: “Hakkın Kötüye Kullanılması”

Kurul, Anayasal bir hak olan “dilekçe hakkı” ile Medeni Kanun’un en temel ilkesi olan “dürüstlük kuralı” arasındaki dengeyi şu şekilde kurmuştur:

A. Şikâyet Usulü (Md. 13 ve 14)

KVKK uyarınca Kurul’a şikâyette bulunabilmek için başvuru yolunun tüketilmesi zorunludur. Veri sorumlusuna (SGK) gidilmeden Kurul’un inceleme yapma yetkisi bulunmamaktadır.

B. Medeni Kanun Madde 2 (Dürüst Davranma)

Türk Medeni Kanunu uyarınca; “Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” Kurul, usul eksikliği bildirilmesine rağmen aynı dilekçelerin sürekli gönderilmesini, Kurum’un işleyişini engelleme ve dilekçe hakkını amacından saptırma olarak nitelendirmiştir.

C. Haksız Kazanç ve TCK Şüphesi

Kurul, bu seri başvuruları yapan şahsın, vatandaşlara “hukuki süreç yürütüyorum” izlenimi vererek vekalet ücreti adı altında haksız kazanç sağlıyor olabileceğini; bu durumun Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil edebileceğini değerlendirmiştir.


3. Karar Sonucu: “Değerlendirmeye Alınmama” ve “İlgili Kurumlara Bildirim”

Kurul inceleme neticesinde;

  1. Karar tarihi itibarıyla cevap verilmemiş olan ve bundan sonra gelecek benzer nitelikteki tüm başvuruların değerlendirmeye alınmamasına,
  2. Kamu idaresini yersiz meşgul eden ve vatandaşları yanlış yönlendiren bu şahıs hakkında, gerekli işlemlerin yapılması için ilgili mercilere (savcılık, baro vb.) bildirimde bulunulmasına,karar vermiştir.

4. Özgür Eralp Perspektifi: “Usul, Esastan Önce Gelir”

Bilişim hukuku ve kamu hukuku tecrübemizde, vatandaşların “doğrudan en üst makama yazarsam çözülür” yanılgısına düştüğünü veya bu yanılgıdan beslenen simsarların kurbanı olduğunu görüyoruz. Bu karar, KVKK süreçlerinde “usul” kurallarının ne kadar katı olduğunu hatırlatıyor.

Bir yatırımcı avukat vizyonuyla uyarım şudur: Hukuki hak arama yolu, bir kurumu dilekçe yağmuruna tutmak değildir. Kanun’un öngördüğü kademeli başvuru yolunu (Veri Sorumlusu -> Kurul) izlemeyen her girişim, sadece zaman kaybı değil, bu kararda olduğu gibi “hakkın kötüye kullanılması” tespitiyle de sonuçlanabilir. Özellikle “Avrupa’ya bilgi gidiyor” gibi toplumsal tedirginlik konularını kazanç kapısı haline getiren “çantacı” figürlere karşı bu karar, Kurum’un kapılarını kapatan güçlü bir settir.


Sıkça Sorulan Sosyal Sorular

1. Emeklilik bilgilerimin yurt dışı ile paylaşılmasını istemiyorsam ne yapmalıyım?

Öncelikle talebinizi yazılı olarak Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) iletmelisiniz. SGK’dan gelecek cevaba göre (veya 30 gün içinde cevap gelmezse) ancak o zaman KVKK Kurumu’na şikâyet yoluna gidebilirsiniz.

2. Bir avukat veya vekil aracılığıyla başvuru yaparken nelere dikkat etmeliyim?

Vekilinizin, ilgili kurumun başvuru usullerini bilmesi gerekir. Eğer vekiliniz sizi doğrudan Kurul’a yönlendiriyor ve SGK aşamasını atlıyorsa, başvurunuzun reddedileceğini bilmelisiniz.

3. Kurul neden bazı başvuruları hiç incelemeden reddediyor?

Eğer bir başvuru yasal usul şartlarını (önce veri sorumlusuna gitme, kimlik teyidi vb.) taşımıyorsa ve bu durumun düzeltilmesi istenmesine rağmen ısrarla aynı hata yapılıyorsa, Kurul “hakkın kötüye kullanılması” gerekçesiyle inceleme yapmama kararı alabilir.

4. Otomatik Bilgi Paylaşımı KVKK’ya aykırı mı?

Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar ve kanunlar kapsamında yapılan veri aktarımları, KVKK Madde 9 ve diğer istisnalar kapsamında değerlendirilir. Ancak bu aktarımların da şeffaf ve hukuka uygun yapılması gerekir.

5. Hatalı başvuru nedeniyle ceza alır mıyım?

Bireysel başvurularda usul hatası sadece reddedilmenize neden olur. Ancak bu kararda olduğu gibi, kamu kurumunu kasıtlı olarak binlerce dilekçeyle kilitlemeye çalışmak adli soruşturmalara konu olabilir.


Kaynaklar

  • KVKK Kurumu – 2020/325 Sayılı Karar Özeti
  • Anayasa (Madde 74 – Dilekçe Hakkı)
  • 6698 Sayılı KVKK (Madde 13, 14, 15)
  • Türk Medeni Kanunu (Madde 2 – Dürüstlük Kuralı)
  • 3071 Sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun

Etiketler

KVKK, Dilekçe Hakkı, Hakkın Kötüye Kullanılması, Otomatik Bilgi Paylaşımı, SGK Başvurusu, Usulden Red, 2020/325 Sayılı Karar, Bilişim Hukuku, Özgür Eralp, Vekaleten Başvuru, Dürüstlük Kuralı, Kamu İdaresinin Meşgul Edilmesi