Kitle Fonlama Tarihi Serisi 23: Türkiye’de Dijital Dönüşümün İlk Adımı: Projemefon (2010)
Kitle fonlama serimizin bu bölümünde, küresel devlerin (Kickstarter, IndieGoGo) dünyayı kasıp kavurduğu yıllarda rotamızı yeniden Türkiye’ye çeviriyoruz. Şimdi de , bu köklü yardımlaşma kültürünün dijital dünyaya nasıl evrildiğine, Türkiye’nin ilk kitle fonlama portalının doğuşuna tanıklık edeceğiz.
2010 yılı, Türkiye’de “kitle fonlaması” (crowdfunding) kavramının henüz isminin bile telaffuz edilmediği bir dönemde, vizyoner bir girişimle dijital ekosisteme ilk tohumların atıldığı yıldı.
Projemefon: Türkiye’nin İlk Yerli Portalı
Türkiye’de dijital kitle fonlama tarihini başlatan isimler Elif Ünaldı ve Cem Ünaldı oldu. 2010 yılında hayata geçirdikleri Projemefon, Türkiye’nin ilk kitle fonlama platformu olarak tarihe geçti.
Henüz Türkiye’de bu alanda hiçbir hukuki düzenleme (SPK tebliği vb.) yokken başlatılan bu girişim, aslında bir “pazar eğitimcisi” görevi üstlendi. Projemefon, yaratıcı fikri olan ancak finansmana erişemeyen sanatçılar, yazılımcılar ve girişimciler için dijital bir pazar yeri sundu. Bu platform, Türkiye’deki girişimcilik ekosisteminde “iş yapma yöntemini değiştirecek yeni sistemin” ilk somut örneğiydi.
“İş Yapma Yöntemini Değiştirecek Yeni Sistem”
Savaş Ünsal’ın da vurguladığı gibi, kitle fonlaması sadece bir para toplama aracı değil, modern dünyada iş yapma biçimlerini kökten sarsan bir devrimdi. Projemefon’un açtığı bu yol, Türkiye’deki girişimciler için şu kritik değişimleri müjdeledi:
- Aracısız Finansman: Banka kredilerine veya büyük yatırımcılara ulaşamayan projeler için halkın doğrudan desteğine başvurma imkanı doğdu.
- Pazar Doğrulaması: Girişimciler, ürünlerini üretmeden önce kitlelerin bu fikre ilgi duyup duymadığını ilk kez dijital ortamda test etmeye başladı.
- Kolektif Bilinç: Anadolu’nun kadim imece kültürü, internet teknolojisiyle birleşerek dijital bir format kazandı.
Hukukçu Gözüyle: Regülasyonsuz Dönemin Cesareti
Bir hukukçu olarak Projemefon dönemine baktığımda, projenin en dikkat çekici yanı “düzenleyici boşluk” döneminde sergilenen cesarettir. 2010 yılında ne Türkiye’de ne de dünyada (JOBS Yasası bile 2012’dedir) bu alanı düzenleyen net bir kanun bulunmuyordu. Projemefon, mevcut borçlar hukuku ve bağış mevzuatları çerçevesinde bir model kurgulayarak, Türkiye’de kitle fonlamasının hukuki alt yapısının gerekliliğini de kanıtlamış oldu.
Bugün Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) lisanslı platformlarda milyonlarca liralık fonlar toplanabiliyorsa, bu başarıda 2010 yılında Projemefon ile ilk “dijital kitle” hareketini başlatan öncülerin payı büyüktür.
Sonuç
Projemefon, ticari bir başarı olmanın ötesinde, Türkiye’de kitle fonlaması farkındalığını başlatan tarihi bir deneydir. Elif ve Cem Ünaldı’nın 2010’daki bu hamlesi, Türkiye’nin fintech ve girişimcilik haritasında çok önemli bir kilometre taşıdır. 1920’lerde uçak almak için birleşen eller, 2010’da klavyeler başında projeleri hayata geçirmek için buluşmaya başlamıştır.
Serimizin bir sonraki yazısında, bu ilk adımdan sonra Türkiye’de ekosistemin nasıl genişlediğini ve diğer platformların sahneye çıkışını incelemeye devam edeceğiz.
#KitleFonlama #Projemefon #TürkiyeFintech #CrowdfundingTR #ElifÜnaldı #CemÜnaldı #SavaşÜnsal #Girişimcilik #DijitalDönüşüm #ÖzgürEralp #HukukVeFinans #Trinkfon #FinansTarihi #İşDünyası #StartUp
Avukat-Hukuk Danışmanı,
Dijital İçerik oluşturucu,
Kitle fonlama girişimci ve yatırımcısı,
ODTÜ Felsefe Öğrencisi:)
AÖF Yönetim Bilişim Sistemleri Öğrencisi:),