Basın Özgürlüğü mü, Özel Hayatın Gizliliği mi? Sağlık Verilerinin Gazetede İfşası (Karar: 2023/767)

Sosyal medyada paylaşın

Kişisel Verileri Koruma Kurulu (Kurul), 11/05/2023 tarihli ve 2023/767 sayılı kararı ile basın özgürlüğü ile kişisel verilerin korunması hakkı arasındaki en kritik sınırı belirlemiştir. Karar, “haber değeri” taşıyan bir olayda dahi, kişilerin mahrem sağlık bilgilerinin aşırı detayla verilmesinin “ifade özgürlüğü istisnası” kapsamına girmeyeceğini tescil etmiştir.

Olayın Özeti: Gazetede Yayımlanan “Hastalık ve Kavga” Detayları

İlgili kişiler (evli bir çift), özel bir hastanede tedavi görmüş ancak yaşadıkları olumsuzluklar nedeniyle doktora ve hastaneye karşı hukuki süreç başlatmışlardır. Bu olaydan kısa süre sonra ulusal bir gazetede; çiftin ad-soyadları, yaptırdıkları tedavinin tüm tıbbi detayları (özel nitelikli sağlık verileri), doktorla aralarında geçen diyaloglar ve noter aracılığıyla gönderdikleri ihtarnamenin içeriği haber yapılmıştır.

  • Şikayet: İlgili kişiler, mahrem bilgilerinin kamusal yarar olmaksızın ülke çapında yayıldığını, iftiraya uğradıklarını ve özel hayatlarının gizliliğinin ihlal edildiğini belirterek başvuruda bulunmuştur.
  • Gazetenin Savunması: İşlemin “ifade özgürlüğü” ve “basın hürriyeti” kapsamında bir habercilik faaliyeti olduğunu, Kanun’un 28. maddesindeki istisnadan yararlandıklarını ve taraflardan birinin kamu görevlisi olması nedeniyle olayda kamu yararı bulunduğunu savunmuştur.

Kurulun Hukuki Değerlendirmesi: “Görünür Gerçeklik vs. Mahremiyet”

Kurul, uyuşmazlığı ifade özgürlüğü kriterleri (Gerçeklik, Güncellik, Kamu Yararı, Özle Biçim Dengesi) üzerinden analiz etmiştir:

  1. Kamu Yararı ve Güncellik: Hastanelerdeki adli vakaların veya kamu görevlilerinin karıştığı olayların haberleştirilmesinde “görünür gerçeklik” çerçevesinde kamu yararı bulunabilir.
  2. Özle Biçim Arasındaki Denge (Kritik Eşik): Kurul, haberin “nasıl” verildiğine odaklanmıştır. Haberde; ilgili kişilerin hastalığına ilişkin tüm tıbbi detaylar, cinsel hayatı çağrıştırabilecek mahrem veriler ve olayın gelişimindeki her türlü diyalog “haber amacını aşacak” düzeyde verilmiştir.
  3. Haber Değeri vs. Gereksiz Merak: Toplumun bu çiftin sağlık sorunlarının detaylarını bilmesinde hukuki veya ahlaki bir yarar yoktur. Bu bilgiler, toplumun genelini ilgilendiren bir tartışmaya katkı sunmamakta, sadece gereksiz bir merak duygusuna hizmet etmektedir.
  4. İstisna Sınırı (Md. 28/1-c): İfade özgürlüğü istisnası, “özel hayatın gizliliğini veya kişilik haklarını ihlal etmemek” kaydıyla geçerlidir. Özel nitelikli sağlık verilerinin bu denli fütursuzca paylaşılması, bu sınırı aşmıştır.

Karar Sonucu: 100.000 TL İdari Para Cezası

Kurul inceleme neticesinde;

  • Haberde yer verilen detayların kamuoyu tarafından bilinmesinde hiçbir menfaat bulunmadığı,
  • Özle biçim arasındaki dengenin ilgili kişiler aleyhine bozulduğu,
  • Kişilik haklarının ve özel hayatın gizliliğinin ağır şekilde ihlal edildiği,Gerekçeleriyle veri sorumlusu gazeteye 100.000 TL idari para cezası uygulanmasına karar vermiştir.

Özgür Eralp Perspektifi: “Gazetecilik, Mahremiyetin İhlali İçin Bir Kalkan Değildir”

Bilişim hukuku ve medya hukuku alanındaki 25 yıllık tecrübemizde, “Haber yapıyorum, istediğim belgeyi basarım” anlayışının ne denli yaygın olduğunu gördük. Kurul bu kararıyla; “Basın özgürlüğü kutsaldır ancak bir insanın yatak odasına veya hastane odasına kadar girme hakkı vermez” demiştir.

Bir yatırımcı avukat vizyonuyla uyarım şudur: Medya kuruluşları, haber kaynaklarını (ihtarname, dilekçe vb.) kullanırken bu belgelerdeki özel nitelikli verileri (sağlık, din, siyasi görüş vb.) maskelemek zorundadır. Olayın özünü anlatmak için hastanın hastalığının detaylarını yazmaya gerek yoktur. Tüketiciler ve mağdurlar ise şunu bilmelidir: Basın yoluyla yapılan ihlallerde 5651 sayılı Kanun uyarınca “erişimin engellenmesi” (içeriği kaldırtma) bir çözüm olsa da, asıl yaptırım KVKK üzerinden alınan bu tür ağır tazminat ve cezalardır.


Sıkça Sorulan Sorular

1. Gazeteler her istediği haberi “Basın Özgürlüğü” diyerek yapabilir mi?

Hayır. Haberin; gerçek, güncel ve kamu yararı taşıması gerekir. En önemlisi, kullanılan dil ve detaylar kişinin özel hayatını (özellikle sağlık verilerini) gereksiz yere ifşa etmemelidir.

2. Sağlık verisi “Özel Nitelikli Veri” midir?

Evet. KVKK Madde 6 uyarınca sağlık ve cinsel hayata ilişkin veriler en üst seviyede korunması gereken özel nitelikli verilerdir.

3. Bir devlet memurunun karıştığı kavgayı haber yapmak yasak mı?

Hayır, kamu görevlilerinin eylemleri eleştiriye daha açıktır ve haberleştirilebilir. Ancak bu kavga haberi yapılırken kişinin mahrem sağlık sorunlarının veya hastalık geçmişinin tüm detaylarıyla verilmesi suçtur ve ihlaldir.

4. Noter ihtarnamesi “Haber Kaynağı” olarak kullanılabilir mi?

Kullanılabilir ancak gazeteci, bu ihtarnamedeki kişisel verileri “ölçülülük” ilkesine göre süzgeçten geçirmelidir. Gereksiz kişisel bilgiler (adres, özel hayat detayları vb.) haberde yer almamalıdır.

5. KVKK cezası dışında gazeteye dava açılabilir mi?

Evet. KVKK’nın verdiği idari para cezası dışında, mağdur kişiler genel mahkemelerde (Hukuk Mahkemeleri) kişilik haklarına saldırı nedeniyle “Manevi Tazminat” davası da açabilirler.


Kaynaklar